SunExpress’le ilgili olarak model teklifi bekliyoruz

İngiltere’de yapılan Uluslararası Farnborough Havacılık Fuarına  katılan Topçu, THY’nin hizmet kalitesini artırma konusunda artık kendisiyle yarıştığını belirterek, THY’nin son 4 yıldır Avrupa’nın en iyi havayolu  şirketi seçildiğini kaydetti

Yeni CIP salonları
Topçu İstanbul’da ve Moskova’da açılan CIP salonlarının ardından, Londra, Paris, Frankfurt ve New York’ta da CIP salonları açmak istediklerini belirterek şöyle dedi: “Yoğun uçtuğumuz yerlerde artık müşteri memnuniyeti dediğimizde, sadece uçağın kalitesi veya uçak içerisinde verilen hizmet değil, uçak öncesi ve sonrası verilen hizmetler de önem arzetmeye başladı. Hizmet paketimizi iyileştirme yönünde adımlar atmaya devam edeceğiz

260 uçak, 260 destinasyon
THY filosunun 260 uçağa ulaştığını, uçulan destinasyon sayısının da  260 olduğunu belirten Topçu, son aylarda ABD’de Boston’a ve Kanada’da Montreal  şehrine uzun uçuşlar başlattıklarını anımsattı. THY’nin yeni destinasyon planları konusunda ise Topçu, özellikle Orta ABD, Tayvan ve Filipinler gibi yerlere önümüzdeki dönemde uçuşların planlandığını ifade etti. İstanbul’un dünyanın önemli merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Topçu, THY’nin 2003’te 10 milyon yolcu taşıdığını, 2014’te ise 14 milyon  transit yolcu taşıdığını kaydetti

Hürriyeti tahdit değil, işkence!

ANKARA Milliyet

Yargıtay; kız arkadaşıyla gezdiği sırada polis tarafından copla sokakta dövülen, kelepçeli halde bindirildiği araçta yumruk atılan M.B.’ye yapılan kötü davranışı işkence kapsamında değerlendirdi.

İstanbul Dolapdere’de suça itilen çocuklara ilişkin sanatsal faaliyetler yürüten M.B., 17 Temmuz 2008’de kız arkadaşıyla birlikte yürürken, Alper Yüksel adlı polis, “Gel lan buraya!” dedi. M.B. de, “Bana böyle hitap edemezsiniz” diye karşılık verdi. M.B.’nin iddiasına göre Yüksel, kendisini yakasını tutarak darp etti. Polis Yüksel’e göre ise M.B. tekme atmıştı. Arbedenin büyümesi üzerine Murat Ponçaklı ve Muhammet Gişi adlı iki polis koşarak, coplarıyla M.B.’ye vurdu.
Ponçaklı’nın copu M.B.’nin başına indi. Bir süre sokakta darp edilen M.B., kelepçelenerek polis aracına bindirildi. Yaklaşık 25 dakika boyunca Taksim ve Beyoğlu çevresinde dolaştırılan M.B., araçta da dövüldü. Gözü şişen M.B.’ye, “Beni hastaneye götürün” demesine rağmen bir birahaneden alınan buzla tedavi yapılmak istendi. Yırtılan tişörtünün yerine yenisi alındı. Hakkında gözaltı işlemi yapılmayan M.B., bir otelin önünde bırakıldı. Serbest kalan M.B., iki gün tedavi gördü. İddiasına göre Ponçaklı, M.B.’ye telefonda küfrederek, şikayetçi olmamasını istedi. M.B., üç polis hakkında suç duyurusunda bulunurken, kendisine vurmayıp arkadaşlarını uyaran polis İsmail Yılmaz’dan şikâyetçi olmadı. 4 polis hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 94. maddesi gereğince “işkence” iddiasıyla İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İşkence kapsamına aldı
Dava 29 Aralık 2011’de bitti. Mahkeme, polis Alper Yüksel ve arkadaşlarının eylemlerinin yaralama kapsamında kaldığı gerekçesiyle üç polise birer yıl onar ay 15’er gün, “hürriyeti tahdit” suçundan da birer yıl sekizer ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezalar ertelendi.
Polis İsmail Yılmaz ise beraat etti. İtiraz üzerine dosya, Yargıtay’a gitti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 6 Mart 2014’te verdiği kararında M.B.’nin polis Yüksel tarafından, “Gel lan buraya!” diye çağırılıp darp edilmesi, üç polis tarafından cop ve yumruklarla dövülmesi, araçta gezdirilmesi ve hakarete maruz kalmasının bir bütün halinde işkence suçu kapsamında kaldığına hükmederek, kararı bozdu ve sanıklara TCK’nın 94. maddeden ceza verilmesini istedi.
Beraat eden polis İsmail Yılmaz’ın da, “diğer sanıkların M.B.’yi darp etmeleri karşısında sadece uyarıda bulunması, dayağa engel olmaması, olayı olduğundan farklı şekilde aktarması, suçu öğrenip de yetkili makamlara aktarmaması” nedeniyle suçlu olduğuna karar veren Daire, bu kişiye de, “suçu bildirmeme” suçundan ceza verilmesi gerektiğini kaydetti.